Yazı: Emine Önel Kurt, Zerrin İren Boynudelik
1 Tom Standage, İnsanlığın Yeme Tarihi, Çev. Gencer
Çakır, Maya Yayınları, İstanbul, 2016, s. 38.
2 Yunanca adı garos olan bu sos özellikle küçük balıkların iç organlarının kimi zaman lezzet arttırıcı otlarla tuzda bekletilmesiyle elde edilir. Kimi zaman tuz yerine de kullanılan sosun Latince bir adı da liquemendir. Ticareti de yapılmıştır. (Ali Güzeloğlu, Antik Çağda Beslenme ve Damak Tadı, Pinhan Yayınları, İstanbul, 2018, s. 79.) Kökeni Antik Yunan’a dayanan garumun Roma mutfağında girmediği yemek tarifi yok gibidir. Günümüzde bu sos Marmara Adası ve çevresinde de garos adıyla bilinir ve halen bazı aileler tarafından yapılır ve tüketilir. (Y.N.)
3 Massimo Montanari, Avrupa’da Yemeğin Tarihi, Çev. Mesut Önen-Biranda Hinginar, Afa Yayıncılık, İstanbul, 1995, s. 45.
4 Yahudilerse, inanca bağlı olarak sadece pullu ve yüzgeçli olan balıkların yenmesine izin vermiş, yılan balığı ya da kabuklu deniz hayvanlarının tüketimini kesinlikle yasaklamıştı.
5 Montanari, a.g.e., s. 44-45.
6 Padovalı Antonio (13. yüzyılda yaşamış) Lizbon’da doğmuş olmasına rağmen, Assisi’de Aziz Francesco’yla birlikte Fransisken tarikatının kuruluşuna katkıda bulunmuştur. Önceleri çekingen bir genç olarak görülen Antonio, konuşmaya başlayınca Francesco çok etkilenmiş ve ikisi yakın dost olmuşlardır. Francesco’nun kuşlarla konuşmasına atfen, Antonio’nun da balıklarla konuştuğuna, onları bile neşelendirdiğine inanılır. Bu yüzden de bazı betimlemelerinde yanında balık görülür. Aziz çok genç yaşta ölür. Gömüldükten 30 yıl sonra nakil işlemi için mezarı açıldığında tüm vücudunun tamamen çürüdüğü, sadece dilinin sağlam kaldığı görülür. Bunun, azizin hitabet gücüne dair bir mucize olduğuna inanılır. Şu anda azizin dili Padova Aziz Antonia Bazilikası’nda rölik olarak saklanmaktadır. (George Ferguson, Sign and Symbols in Christian
Art, Oxford University Press, London, 1954,
s.105.) Bazı kaynaklarsa ölümünden sonra dilinin kesilerek rölik haline getirildiğini yazar. (Rosa Giorgi, Saints in Art, Çev. T. M. Hartmann, Getty Publications, LA, 2003, s. 38.)
7 İsa’nın ilk mucizelerinden olan mucizevi balık avının tanığı Petrus on iki havariden biridir. Aslen balıkçılık yapan Petrus, havariler arasında sözcülük görevini yüklenmiştir. Roma’da tutuklandığında baş aşağı şekilde çarmıha gerilerek şehit edilmiştir. Her ne kadar İsa çarmıh yolundayken kendisini tanıdığını üç kez inkâr etmiş olsa da İsa gibi çarmıha gerildiği için kendini çok şanslı görmüştür. Genellikle bir anahtar taşır ki bu cennetin kapısının anahtarıdır. Bazen balıkla gösterilmesi de bir balıkçı gibi ruhları yakalayacağını ifade eder. (Ferguson, a.g.e., s. 138.)
8 Aziz Zeno (4. yüzyılda Verona’da yaşamış) balıkçılık yaparken piskopos olmuş bir Hristiyandır. Bilgeliği ve kibarlığıyla tanınır. Görsel betimlemelerde oltasından bir balık sarkarken gösterilir. Bu, onun olta balıkçılığına düşkünlüğünün göstergesidir. (Ferguson, a.g.e., s. 147.)
9 George Ferguson, Sign and Symbols in Christian
Art, Oxford University Press, London, 1954, s. 18.
10 James Hall, Dictionary of Subjects and Symbols in
Art, Harper and Row, New York, 1974, s. 175.
11 Chiara De Capoa, Old Testament Figures in Art, Çev. T. M. Hartmann, Getty Publications, LA, 2003, s. 342.
12 Matta, 12: 38-45.
13 Matta, 14:13-21.; Markos, 6: 30-44., 8: 1-10.; Luka, 9: 10-17.; Yuhanna, 6: 1-15. Resimlemelerde, metinde zikredilen ekmek ve balık sayılarına harfiyen riayet