Yazı,: AYTEK SONER ALPAN
1 Cihat Arpacık, “Arşivden: 1930 ve 1940’lı yıllarda salgın hastalıklarla mücadele… Halkın kültür seviyesi, pireler ve fareler mücadelenin önünde engel, ödenek az”, Independent Türkçe, 04 Mayıs 2021, https://bit.ly/3f4ASof
2 Hamdullah Subhi [Tanrıöver], Dağ Yolu (Ankara: Türk Ocakları, 1928), 193 ve 112.
3 Nihal Atsız, “Yirminci Asırda Türk Meselesi II: Türk Irkı = Türk Milleti,” Orhun, no. 9 (16 Temmuz 1934): 158–59. Atsız’a göre Giritlilerin komünizm gibi Türklük düşmanı ideolojilere meyli bu nedenledir.
4 Alexandros Lamprou, “Nationalist Mobilization and State–Society Relations: The People’s Houses’ Campaign for Turkish in Izmir, June–July 1934,” Middle Eastern Studies 49, no. 5 (Eylül 2013): 824–39
5 Hüseyin Hüsnü [Cura]. “Millî Vahdet: Giritli Türklerin Kısmen Rumca Konuşmaları Esaslı Bir Dava - 4.” Hizmet, 21 Ağustos 1931. Yazı dizisinin diğer makaleleri için bkz. “Millî Vahdet: Yahudilerin Dil ve Hars Meselesi Ne Olacak? Esaslı Bir Dava - 1,” Hizmet, 18 Ağustos 1931; “Millî Vahdet: Yahudilerin Dil ve Hars Meselesi Ne Olacak? Esaslı Bir Dava - 2,” Hizmet, 19 Ağustos 1931;“Millî Vahdet: Yahudilerin Dil ve Hars Meselesi Ne Olacak? Esaslı Bir Dava - 3,” Hizmet, 20 Ağustos 1931;“Millî Vahdet: Yahudilere Soruyoruz (Kuvadiz=Nereye Gidiyorsunuz) Esaslı Bir Dava - 5,” Hizmet, 23 Ağustos 1931.
6 T. A. B. Spratt, Travels and Researches in Crete, c. 1, 2 cilt. (Londra: J. van Voorst, 1865), 266, 270, 273. Bu özel bölgeler için bkz. Charidimos A. Papadakis, Οι λεπροί στην Κρήτη - Μεσκίνηδες (Rethymno: C. A. Papadakis, 2011), 132-63; Franz Wilhelm Sieber, Travels in the Island of Crete, in the Year 1817 (London: Sir R. Phillips and co., 1823), 13; 41-2, 49. Adada cüzzamın tarihine ilişkin bkz. Epaminondas Remoundakis, Vies et morts d’un Crétois lépreux, ed. Maurice Born
ve Marianne Gabriel, e-kitap (Toulouse: Anacharsis, 2015); özellikle Maurice Born tarafından kaleme alınan “Avènement de la lèpre historique” başlıklı bölüm. Papadakis’in çalışmalarından beni haberdar eden Dr. Elias Kolovos’a teşekkür ediyorum.
7 Spratt, Travels and Researches in Crete, 273.
8 Başkanlık Osmanlı Arşivi (BOA), C.SH. 6 — 253 [8 Haziran 1852].
9 Spratt, Travels and Researches in Crete, 267, 309.
10 Girit’teki Osmanlı hakimiyetinin son yıllarında cüzzama karşı alınan tedbirler, cüzzamlılara yapılan yardımlar için bkz. BOA, MV. 10 — 91 [14 Temmuz 1886]; BOA, MV. 12 — 78 [3 Ekim 1886]; BOA, MV. 41
— 47 [23 Mart 1889]; BOA, A.MTZ.GR. 1 — 23 [27 Mart 1889]; BOA, ŞD. 2376 — 10 [29 Aralık 1897].
11 Spinalonga’nın cüzzam kolonisi haline gelmesiyle mülklerini terketmek zorunda kalan nüfusa terkettikleri malları karşılığında tazminat ödeneceği vaat edilmiş olsa da bu kişilerin maddi zararları hiçbir zaman tazmin edilmemiştir. Maria G. Sorou,
“Η Σπιναλόγκα των οθωμανικών χρόνων,” Κρητικά Χρονικά, no. 33 (2013): 151-2.
12 1928 yılında tifüsle ilgili çalışmaları nedeniyle Nobel Tıp Ödülü’nü alan Dr. Charles Nicolle, aynı yıl Yunanistan Pasteur Enstitüsü’nün davetlisi olarak ziyaret ettiği Spinalonga’ya ve adadaki kötü koşullara dair bir makale kaleme alır. Charles Nicolle, “Spinalonga, île de lépreux”, L’Illustration, sy 4473 (24 Kasım 1928): 599. 1935 yılında hukuk eğitimi alırken cüzzam hastalığına yakalanarak Spinalonga’ya gönderilen, Spinalonga’da ölümü beklemek yerine adacıktaki hastaları maruz kaldıkları kötü muamele ve tecrit koşullarına karşı örgütleyişi ve adadaki yaşam koşullarının asgari insani düzeye ulaşmasını sağlayan mücadelesiyle tanınan cüzzamlıların sembol ismi Epaminondas
Remoundakis’in hayat hikayesi ve Spinalonga’daki gündelik hayata ilişkin Vies et morts d’un Crétois lépreux eşsiz bir kaynak niteliğindedir. Maurice Born’un iki yıllık bir sözlü tarih çalışmasıyla Remoundakis’in hayat hikayesini kayıt altına alması sonucu ortaya çıkan bu kaynak, adeta modern Yunanistan tarihini pek bilinmeyen bir pencereden bakarak görmemizi sağlamaktadır. Remoundakis cüzzama karşı atılan adımları “sağlıklı bireylerden oluşan toplumumuzu cüzzamlı adı verilen korkunç suçlulardan korumak amaçlı tedbirler” olarak adlandırmakta, zaman zaman Spinalonga’dan hapishane olarak bahsetmektedir. Born’a göre
ise bu adacık kapatılanları mutlak sessizliğe ve unutulmaya mahkûm eden bir “enterne mekânı”dır. Bkz. 6 no.lu dip not.
13 Tevfik Rüştü Bey’in 12 Şubat 1923 tarihinde Büyük Millet Meclisi kürsüsünde yaptığı konuşmaya bakılabilir.
14 Başkanlık Cumhuriyet Arşivi (BCA), 272..0.0.79 —